sincan istasyonu raylarini topladi veda vakti 13dENRkb.jpg

“Sincan İstasyonu” raylarını topladı: veda vakti

“Yolcusu şiir olan istasyon” mottosuna sahip dergi, Abdülkadir Budak’ın “Veda vakti” notuyla veda etti

Sincan İstasyonu, şiiri merkezine alan ve genç kalemleri usta isimlerle buluşturan bir dergi olarak tanınıyor. Yıllar boyunca sadece bir dergi olmanın ötesine geçerek, okuyucuların hafızasında unutulmaz bir durak haline geldi: Her yeni sayıyla trenler gelirken yeni dosyalar bırakırken, giderken de yeni imzalarla veda ediyordu.

Derginin ruhu ve yöneticisi olan Abdülkadir Budak, editörlük deneyimi ve şair hassasiyetiyle sayfaları şekillendirdi. Her sayıda ölçülü bir estetik anlayışı ve titiz bir dil gözeterek, dergiyi adeta bir sanat eseri haline getirdi. Budak’ın adı, sadece bir imza değil, aynı zamanda şiire yönelik bir dayanışma çağrısı olarak her sayfada kendini hissettiriyordu.

140. sayı, uzun bir yolculuğun hatıra defteri gibi: Şiir, yazı, öykü ve söyleşi bölümleriyle dolu, gelecek kuşaklara aktarılacak önemli bir arşivi temsil ediyor.

Sincan İstasyonu kapanırken, 18 yılın birikimi, geniş bir bekleme salonunda saklı olan şiir tutkunu izleyicileri yansıtan mirası ve Abdülkadir Budak’ın özenle oluşturduğu editoryal çalışmalar geride kalıyor. Bundan sonra, bu istasyona ulaşan her okur, sayfalarda açılan 140 sayfalık arşivle karşılaştığında, aynı sesi duyacak: “Şiir her zaman keşfe değerdir.”