ogretmenler-basinin-caresine-baksin-tsNrua5y

Kahramanmaraş’ta meydana gelen ve 1 öğretmen ile 9 öğrencinin hayatını kaybetmesiyle sonuçlanan saldırının ardından, 10. günde, öğretmenlerin de okul ortamında “hayati risk altında” olduğu resmen tescillendi. Bu durum, İstanbul Üsküdar’da yaşanan bir olayla daha da somut hale geldi. Üsküdar’daki bir ilkokulda görev yapan kadın öğretmen, öğrencisinin velisi tarafından sürekli olarak tehdit edildi.

30 yıllık deneyime sahip sınıf öğretmeni, Üsküdar İlçe Milli Eğitim Müdürlüğü ve Üsküdar Kaymakamlığı’na, “Velinin tehditlerine karşı korunma talebiyle” başvuruda bulundu. Öğretmen, yaptığı başvurularda, “Öğrencim H.O.’nun anne ve babası beni sistematik olarak tehdit edip, görevimi yapmamı engelliyor. Sınıfı basmak ve çocuğu izinsiz çıkarmak gibi saldırgan tutumlar sergiliyorlar. ‘Çocuğuma yan bakma. Yan bakarsan nazik olmam’ diyerek açıkça tehdit edildim. WhatsApp üzerinden gönderilen tehdit mesajları da dosyamda mevcut. Veli hakkında kamu adına suç duyurusunda bulunulmasını ve okulda güvenliğin sağlanmasını talep ediyorum.” ifadelerini kullandı.

MEB’den sonuç alamayan öğretmen, can güvenliğini sağlamak için İstanbul Anadolu Adliyesi’ne başvurdu. Dava, 2. Aile Mahkemesi’ne düştü. Kahramanmaraş saldırısından sadece iki gün sonra, 17 Nisan 2026’da mahkeme, öğretmenin durumunun 6284 sayılı yasa kapsamında “şiddet mağduru” olarak değerlendirilmediğine karar verdi. Kararda, “Öğretmene yönelik tehditler, yalnızca kadın olması nedeniyle şiddet mağduru kabul edilmedi” denildi.

Üsküdar Milli Eğitim Müdürü Ali Öztosun, öğretmenin dilekçesine yanıt olarak, “Öğrenci ve öğretmen mağduriyetlerine dair şikayetleri müdürlüğümüze göndermeyin. Her şikayete müfettiş görevlendirmemiz mümkün değil. Bundan böyle, öğretmen ve veli şikayetlerini okul müdürlükleri çözsün” şeklinde bir açıklama yaptı. Kahramanmaraş’taki saldırının ardından, 21 Nisan 2026 tarihli resmi yazısında ise, “Okulda her türlü güvenlik tedbirini alın. Öğretmen ve veli arasındaki anlaşmazlığı sulh içinde çözün” emrini verdi.

Öğretmenler, velilerin CİMER’e yaptığı şikayetler sonucunda binlerce soruşturma ve incelemeye tabi tutuldu. Ancak öğretmenler, bu şikayetlerden sonuç alamadıklarını ifade ediyor. Tehdit alan birçok öğretmen, milli eğitim müdürlüklerine başvurarak destek talep etti. Öğretmenler, “Meslektaşımız Fatma Nur Çelik gibi sesimiz, öldürüldükten sonra mı duyulacak?” diyerek endişelerini dile getiriyor.

Son 10 yılda, 10 öğretmenin hayatını kaybettiği belirtilirken, öğretmenlerin can güvenliği tehditleri ve görev yaptıkları okullar hakkında bilgiler, öğretmenlerin güvenliği endişesi ve etik yayıncılık ilkeleri gereği gizli tutulmuştur.

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir